11 Haziran 2012 Pazartesi

Yazmaya Dair



 Yazmak, çok önemlidir. Yazarak içini dökebilirsin. Fakat elinde bir kalem bir defter olmalı mutlaka. Teknolojinin bize sunduğu nimetlerden biri klavyeyle birşeyler karayabiliyoruz (!)
 Ama bir yere kadar. Halbuki kalem ve kağıdı hissetmek başka birşey. Kalemi hissetmen gerek onun da seni hissetmesi. Aksi takdirde yazdıklarımızda sanallaşıyor. Uzun zamandır elime kalem kağıt alıp birşeyler yazdığımı hatırlamıyorum. İyiden iyiye teknolojinin, sistemin bir elemanı olup çıkıverdim. Ne yazarsam yazayım iyi yada kötü. Yazım hatalarıyla dolu. İmla kurallarına uyulmamış eninde sonunda içini döktüğüm bu aktiviteyi uzun zamandır sanal ortamdan yürütmeye çalışıyorum. Fakat pek başarılı olduğum söylenemez. Bundan çok rahatsızlık duysam da yine de elime bir kalem kağıt alıp yazmamakta direniyorum. Her zaman kolaya kaçıyor güya teknolojinin nimetini kullanıyorum. Ama eskisi gibi samimi gelmiyorum kendime.
 Şuana kadar içimde biriken binlerce şey var. İçimde var olan onca şey kaç deftere sığar bilmiyorum ama yapmalıyım bunu. Çoğu şeyi elimin tersiyle itip yeniye yönelen ben artık bu durumdan sıkıldım. Sıradanlaşan hayat içinde sıradanlaşmayan birşeyler olmalı hayatında yazmak gibi mesela.
 Ya da konuşmak bir arkadaşıyla . Ama çekinmeden uzun uzun anlatabiliyorum kaleme kağıda derdimi. Cevap vermese de beni dinlediğini hissedebiliyorum. O kağıdı doldurduktan sonra gelen rahatlık, huzur bambaşka..
 Ve artık yapmam gerekenin elime bir kalem kağıt alıp iyi kötü birşeyler karalamam gerektiğinin farkındayım. Kendi kendimle başbaşa kaldığım bu anlardan kendimi mahrum etmemem gerek.Sadece bir kalem bir kağıt lazım gelen.