11 Haziran 2012 Pazartesi

İki



Sahile yakın evinin camından denize bakıyordu.Bir bardak çayını doldurmuş.Tüpün altını kısmıştı.Çaysız olmazdı elbette ki.Eğer derin bir mevzuya dalacaksa insan elinde bir bardak çayı olmalıydı.Yoksa olmazdı.Yani konsantre falan olunamazdı.Bir de sigara lazımdı ama sigara içmiyordu ki kendisi.Pasif içiciydi.Eksik kalmıştı kendiyle olan muhabbeti.Bir sigara bir dal sigara diye sayıkladı.İçecek biri yok mu yahu? Hani sigara içen adamın yüzünde oluşan o acı var ya.Onu görmeliydi.Sonra çayından bir yudum almalı düşünmeye koyulmalıydı mevzuyu..
 Bir arkadaş lazımdı ona kısacası. Karşısında sigara içecek onunla dertleşecek.Beraber çay içecek.Ama yoktu.Yalnızlığı ile başbaşa çayını yudumladı.Fazla kaynamıştı.Dili yandı.Yoluk yoluk olmuş gibi hissediyordu dilini.Kapı çaldı.Çöplerini verdi kapıcıya.Geri döndü yalnızlık tahtına.Kendi kendine söylendi çok fazla oldun artık diyerek atıfta bulundu yalnızlığına yalnız başına.
 Kafasını kaldırdı göğe.Küfür etti homurdandı.Sonra kendine baktı beş para etmeyenin teki gibisin dedi ve sustu zor günler için sakladığı son 2 sigarasını kutusunun içinden.Birini içti birini camdan dışarı fırlattı.